Diyetisyenimiz Merve Başer Uyarıyor ’’ Kurban Bayramı Tatiliniz Kabusa Dönüşmesin’’


Kurban Bayramı ülkemizin dini ve kültürel kimliğinin mihenk taşlarından biridir. Yapılan istatistikler Kurban Bayramında ülkemizdeki et tüketiminin yıl içindeki diğer zamanlara oranla %86 arttığını söylüyor. Kurban Bayramı önümüzdeki günlerde sofralarımızda kırmızı eti çokça göreceğimizin habercisi oluyor ve artan et tüketimiyle birlikte hipertansiyon, kalp-damar hastalıkları, Obezite, Diyabet ve Mide-Barsak hastalıkları gibi kronik rahatsızlıkları olan bireyler için tehlike çanları çalıyor! 

BAYRAMDA SIK BESLENMEYİ UNUTMAYIN!

Sık sık ve doğru besinlerle beslenme iştah ve kilo kontrolünü sağlayan en önemli faktördür. Bayramlarda da en çok yapılan yanlış yoğun tempo sebebiyle uzayan açlık süresi ve akabinde artan yemek porsiyonlarıdır. Yapılan ara öğünler bizi sofra başında fazla ve gereksiz kalori almaktan koruyacaktır. Bu nedenle bayramda da en az 4-5 öğün yapılmalı, fazla miktarda, geç saatte yemek yemekten kaçınılmalıdır. Dengeli beslenmeye özen gösterilmeli, etlerin yanında diğer besin grupları da sofrada yerini almalıdır. Sebze yemekleri, süt, yoğurt, ayran ve cacık, salatalar ve meyveler de beslenme düzenine eklenmeli; beyaz ekmek yerine tam tahıllı ekmek, pirinç pilavı yerine bulgur pilavı, makarna veya esmer pirinç tercih edilmelidir.

ETLERİ NASIL TÜKETMELİYİM?

Kırmızı etin yapısı sebebiyle sindirimi zordur. Bununla birlikte yeni kesilen hayvan etlerindeki sertlik sebebiyle hem sindirim hem de pişirme daha da güçleşir. Bu yüzden etler hemen tüketmemeli, etler buzdolabında birkaç gün bekletildikten sonra tüketilmelidir.

Etler kaliteli proteinlerin en önemli kaynağıdır. İyi kalite proteinin yanı sıra yağ, özellikle demir, çinko, fosfor, magnezyum gibi mineralleri ve B12, B6, B1 ve A vitamini gibi vitaminlerini de içerirler, ancak C ve E vitaminini içermezler. Bu nedenle etlerin sebzelerle birlikte pişirilmesi, yanında zeytinyağlı sebzelerle veya bol yeşillikli salatalarla tüketilmesi dengeli bir öğün oluşturmak için gereklidir.

Kırmızı et içeriğindeki doymuş yağ ve kolesterol sebebiyle kan yağlarının ve ürik asit seviyesinin yükselmesinde etkilidir. Bu yüzden öncelikle et görünür yağlardan uzaklaştırılmalı, pişirilen etlerin içine iç yağı, kuyruk yağı ve tereyağı eklenmemeli, kızartma ve kavurma yerine haşlama, ızgara, fırınlama gibi pişirme yöntemleri kullanılmalıdır. Etlerin pişirme suları dökülmemeli, etler az su eklenerek kendi suyunda pişirilmelidir.

Yüksek kolesterol düzeyine veya kalp-damar rahatsızlığına sahip olan bireyler, kolesterol ve doymuş yağ içeriğinin yüksek olması nedeniyle sakatat tüketiminden  kaçınmalılardır.

Çok yüksek ısıda, uzun sürede pişirilen etlerde kanserojen madde oluşumu ve kömürleşme artacağından mangalda pişirilen etlere özen gösterilmeli, dışı kömürleşip içi çiğ kalan etler tüketilmemelidir.

Etlerle birlikte hayvanlarda görülen bazı rahatsızlıklar insanlara geçebilmektedir. Bu yüzden Kurban Bayramlarında hayvanın kesilmesi, kesim öncesi ve kesim sonrası gereken kontrol ve hijyen kurallarına dikkat edilmemesi gerekmektedir. Etleri saklama, hazırlama ve pişirme şartlarına özen gösterilmeli, etler çiğ ve az pişmiş olarak tüketilmemelidir. Çiğ köfte gibi eti pişirmeden yemeye sebep olan besinlerden uzak durulmalıdır. Ayrıca çapraz bulaşmayı engellemek için et hazırlamada kullanılan kesme tahtalarında çiğ sebze ve meyveleri doğrama işlemi yapılmamalı, çiğ ette bulunan mikroorganizmaların sebze meyvelere geçmesine engel olmak için ayrı doğrama tahtaları kullanılmalıdır.

İKRAMLARA DİKKAT!

Bayram ziyaretlerinde ikram edilen şerbetli hamur tatlıları tadımlık miktarlarda yenmeli, daha çok sütlü tatlılar tercih edilmelidir. Çikolataya ve şekere alternatif olarak; vitamin ve mineralden zengin, posa içeriği yüksek olan kuru meyveler, ceviz, fındık gibi kuruyemişler tercih edilmelidir.

ETLERİ NASIL SAKLAMALIYIM?

Kurban etleri, büyük parçalar halinde değil, tüketim şeklinize uygun porsiyonlarda ayrılarak kıymalık, kuşbaşılık, pirzola, biftek ve bonfilelik olarak gruplandırılmalı; buzdolabı poşetinde, buzdolabının buzluk kısmında veya derin dondurucuda saklanmalıdır. Bu şekilde hazırlanan etler, buzlukta -2 derecede birkaç hafta, -18 derece derin dondurucuda ise daha uzun süreyle saklanabilir.

Etler potansiyel riskli besin gruplarında yer almaktadır. Bazı mikroorganzimalar için yaşam alanı oluşturur ve bu da sağlığımız için risk oluşturur. Pişirmek için buzluktan çıkartılan etler, yine buzdolabının alt raflarına indirilerek çözdürülmeli, kalorifer-soba üzerinde veya oda ısısında çözdürme yöntemleri tercih edilmemelidir. Çözdürülen et hemen pişirilmeli, tekrar dondurulmamalıdır.

Sizler için pratik, sağlıklı bir et yemeği;

Kuşbaşı halinde doğranmış yağsız kırmızı etinizi iyice yıkadıktan sonra tencerenize koyun ve kısık ateşte suyunun çekilmesini sağlayın. Kıyılmış kuru soğanı pişen etin üzerine ilave edin. Çok az karabiber ve tuz ile iyice pişirin. İndirmeye yakın küpler halinde kesilmiş domatesle 2–3 dakika çevirin ve ince kıyılmış bol taze maydanoz ekleyin. Bulgur pilavı, ayran ve yeşil salatayı da ekleyerek dengeli bir öğün oluşturun.

Yorumlar


Yorum bulunamadı.

© İzmit Seka Devlet Hastanesi 2017